ROSUVASTATIN VE JUPITER ÇALIŞMASI İLE İLGİLİ YENİ GELİŞMELER

klinik farmakoloji dosyası
Editörden

"ne anlar canavarlar

 

ne anlar soyguncular,

talancılar ne anlar

bilimsel güzellikten"

Hasan Hüseyin Korkmazgil (Elhükmilillah)

Ben CRESTOR almaktayım ve kardiyomiyopatim (kalp kası bozuklığu) var, çok zorlukla yürüyebiliyorum.. CRESTOR benim kalbim hastalığımı daha kötü yapar mı, bunu kullanmak tehlikelim mi?”.. Bu bir hastanın internetten medet umma çığlığı (December 4, 2010 ). İnternette bu tip yakınma ve sorulardan binlerce bulabilirsiniz. .. Bu soruların cevabını verebilmek artık çok zorlaştı. Bilimsel araştırmaların ticarileşmesi (commercial research) neyin doğru, neyin yanlış olduğunun anlaşılmasını bazen imkansız hale getirdi. Ancak yüzlerce binlerce kişinin ölmesi ve telafisi imkansız yan etkilerinin görmesinden sonra birçok ilacın zararı ortaya çıktı. VIOXX, AVANDIA gibi ilaçların ölümcül yan etkileri bir avuç dürüst bilim adamının sayesinde ortaya çıktı… Maalesef bazı büyk ilaç şirketleri satılık doctor ve araştırıcıları kullanarak kamuoyununu, hastaları ve doktorları kandırdı ve kandırmaya devam etmekte. Buna ilave olarak konuyla ilgili çürük bürokrat ve danışma kurulu üyelerinin rüşvetle ele geçirilmesi işi daha da korkunç hale getirdi. Bu konuda birçok ülkede davalar devam etmekte, bazı ülkelerde hırsız ve yolsuzlar cezalarını çekmekte…. Türkiyede ise herşeyde olduğu gibi yapanın yanına kar kalmakta….

Statinler hakkında bu sayfalarda çeşitli görüş, yorum ve haberler yayınlandı fakat ilgililer kös dinledi ve dinlemeye devam ediyorlar. Dünta ilimle uğraşırken bizdekiler flimle uğraşıyorlar.. Rosuvastatin (CRESTOR, AZ, COLNAR, Sanovel; ROSUCOR, Salutis; ULTRAX, Nobel; ROSUFIX, Mentis) ve CRESTOR ile yapılan JUPITER çalışması hakkında,  özellikle “acı ilaç” köşesinde çok ciddi kritikler yayınlandı (http://ai-apteka.ru/?q=node/710,  http://ai-apteka.ru/?q=node/722http://ai-apteka.ru/?q=node/778http://ai-apteka.ru/?q=node/743) . Bu ay Archives of Internal medicine de yayınlanan dört yeni makale konuyu tekrar gündeme getirdi. Umarız ilgililer bu bilimsel çalışmalardan bir ders çıkartırlar.

Bilindiği gibi JUPITER çalışması belirgin kalp hastalığı olmayanların Crestor kullanmalarının kalp krizi ve stroke riskini %40 lara kadar önlediğini ve neredeyse herkesin CRESTOR kullanmasını telkin ediyordu (!). Bir çok gerçek bilim adamının ve bazı FDA uzmanlarının itirazlarına rağmen FDA tarafından Astra Zeneca nın istediği ABD için kabul edildi.

Yapılan yeni çalışmalar ve meta analizler primer kardiyavasküler korunmada statinlerin total mortaliteyi azaltmadığını ortaya koymakta.

Ray ve arkadaşları (Ray K. Arch Intern Med. 2010;170:1024-1031), 65.229 hastayı kapsayan  (244.00 hasta/sene), 1970-2009 yıllarında yapılmış,  11 araştırmanın meta analizini yaptıklarında statinlerin yüksek riskli hastalarda primer korunmada anlamlı hiç bir etkileri olmadığını (risk ratio 0.91) gösterdiler.  Daha once yapılan meta analizlerde,  Mills ve arkadaşları (J Am Coll Cardiology, 2008, 52: 1768-1781), Brught ve arkadaşları ise (BMJ 2009; 338:b2376) statinlerin kardiyovasküler mortaliteyi anlamlı olarak önlediğini iddia etmişlerdir. Bu çalışmalar arasında neden bu kadar fark olduğunu izah etmek oldukça zordur. Büyük ihtimalle meta analiz için seçilen farklı klinik çalışmalar ve bias buna yol açmakta. Özellikle ticari çalışmalarda firmaların paralı bilim adamları yanlız ilacın lehine olan klinik çalışmaları analize dahil etmekte, negative çalışmaları kale almamaktadır. Birçok ilaç için bunun örnekleri yayınlanmıştır.

Büyük çalışmalarda alt-grup (sub group) analizleri yapmadan sonuca yönelmek yanlış sonuçlar doğurabilir. Mesela bazı çalışmalarda erkeklerde anlamlı bir etki görülmezken kadınlarda faydalı etki görülebilmektedir. Benzer şekilde değişik yaş gruplarında farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.  JUPITER çalışmasında 70 yaş üzerindeki 5695 yaşlıda kardiyovasküler olaylarda %20 azalma olurken toplamda anlamlı değişiklik yoktur.

Arch. It Med editörlerinden Dr. Rita Redberg stainlerin kadınlarda etkisiz olduğunu ileri sürmektedir. Halbuki JUPITER dahil dah önceki bazı çalışmalarda aksi idddia edilmektedir.

De Lorgeril ve arkadaşları (de Lorgeril M. Arch Intern Med. 2010;170:1032-1036.), Kaul ve arkadaşları (Kaul S. Arch Intern Med. 2010;170:1073-1077) JUPITER çalışmasını istatistiki yöntemleri ve çalışmanın erken durdurulması dolayısı ile ciddi bir şekilde eleştirmektedirler. Çalışmayı erken (prematür) sonlandırma firmanın bir taktiğidr.  Çalışma  2 yıldan kısa bir sürede sonlandırlmıştır (protokolda 4 sene). JUPITER çalışması tamamen ticari kaygılarla yapılmış ve sonuçlar birbirleri ile çelişkilidir ve sonuçlar hiçbir şekilde statinlerin kardiyovasküler hastalıkların primer korunmasonda kullanımını desteklememektedir. Çalışmanın protokalda yazılandan çok önce bitirilmesi (firmaya göre etik sebeplerle!!!) sebebi ile  tedavi etkisi kısa sürede daha yüksek görülmektedir. İstatistik analizlerde birçok şüphelere sebep olmaktadır. Mesela total mortalite ile kardiyovasküler mortalite arasındaki fark izah edilemektedir.

Sonuçlara ve bu ilacın yanlız yukarıda bahsedilen yazarlar değil, birçok bilim adamı karşı çıkmakta ve CRESTOR’un çok pahalı olması sebebi ile sağlık ekonomisine çok büyük bir yük getireceği belirtilmektedir. JUPITER çalışması klinik araştırıcıları, firma biası ve hatta DSMB (Data and Safety Monitoring Board) başkanı bilimsel çevrelerin büyük hücumuna uğradı.

JUPITER çalışmasını kritize eden Joseph Fourier Üniversitesi ve Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma merkezinden Profesör Michelde Lorgeril ve arkadaşları (Arch Intern Med. 2010;170:1032-1036 ) JUPIER çalışmasında nonfatal inme ve non fatal miyokardiyal infarktüste anlamlı azalma varken, ölümle sonuçlanan inme ve miyokard infarktüsünde bir etki görülmemekte, hatta miyokard infarktüsüne bağlı ölüm beklenendende fazla ortaya çıkmakta. Hernekadar Astra Zeneca sözcüsü firmanın araştırmaya hiçbir şekilde müdahe etmediğini söylesede yazarlar “araştırmacılar ve sponsor firma arasında çok sıkı ilişki olduğunu” ileri sürmekteler. De Lorgeril ve arkadaşları JUPITER çalışmasının 14 araştırmacısının AstraZeneca ile finansal ilişkisi olduğunu, baş araştırmacı Ridker’in ise JUPITER çalışmasında kullanılan biomarker hsCRP patentinin sahibi olduğunu açıklamışlardır. Ridker kendi beyanında “AstraZeneca, Novartis, MSD, Abott, Roche, Sanofi Aventis, Isis, Dada Behring, ve Vascular Biogenics ten maddi destek aldığını belirtmiştir). İşin daha garibi, AstraZeneca’nın  çalışmaya hiçbir şekilde karışmadığını iddia etmesine rağmen JUPITER çalışmasının metod kısmında çok açı olarak “çalışma datalarının (bilgilerinin) sponsor tarafından toplandığı ve araştırma mahallerinin sponsor tarafından monitorize edildiği” yazılmaktadır. De Lorgeil “JUPITER çalışması sonuçları klinik olarak tutarsız olup klinik rehberleri değiştirmemelidir. Bu sonuçlar ticari sonuçlar olup, kalitesiz ve çelişkilidir” demektedir.

Hekimler herhalde ROSUVASTATİN yazarken artık çok dikkatli olmalı. Çok ciddi ve hatta ölümcül yan etkileri mutlak göz önünde bulundurmalıdırlar. LDL ve kolesterolü düşükte olsa bu ilacı kullanın diyenlere inanıp inanmamak artık hekimlere kalmış. ROSUVASTATIN kullanmak isteyenler JUPITER çalışmasını (Lancet. 2009 Apr 4;373(9670):1175-82.Reduction in C-reactive protein and LDL cholesterol and cardiovascular event rates after initiation of rosuvastatin: a prospective study of the JUPITER trial.,.)  tekrar tekrar okumalıdırlar....