SOYGUNA KİM DUR DİYECEK?

klinik farmakoloji dosyası
Acı İlaç

 Prof. Dr. F. Cankat Tulunay

EACPT Onursal Başkanı, Türkiye Akılcı İlaç Kullanım Platformu Başkanı

Daha önce de yazdığımız gibi ilaç sanayii son senelerde çok ciddi ürün sıkıntısı çekmekte ve etkili yeni ilaç bulamamakta. İkibinli yıllarda ABD de her sene yeni ilaç keşfi için 50 milyar dolardan fazla harcanmasına rağmen sonuçlar hiç yüz güldürücü değil. Prescrire’ın yaptığı bir araştırmada 2001-2011 yılları arasında keşfedilen 984 ilaçtan ancak 17 (ONYEDİ) tanesi gerçek keşif-gelişme olarak tanımlandı. Yeni keşfedilen etkili ilaçlar arasında Novartis’in Gleevec’i (lösemide yaşamı anlamlı olarak uzatmakta), Vertex’in hepatit-C ilacı Incivec (tedavi şanını 2 misli artırmıştır), RegeneronPharmaceutical’in Eylea’sı (maküler dejenerasyonu iyileştiren ilk ilaç) sayılabilir.

 

Journal Health Affairs de yayınlanan araştırmada (Decline In Placebo-Controlled Trial Results Suggests New Directions For Comparative Effectiveness Research, , and, Health Aff June 2013 32:61116-1125) 1966-2010 yıllarında 4 büyük tıp dergisinde (BMJ, JAMA, Lancet, NEJM) yayınlanan plasebo kontrollu 315 klinik araştırma (kardivasküler hastalıklar, kanser, enfeksiyon hastalıkları, mental bozukluklar ve solunum hastalıkları) değerlendirildiğinde 1980 den önce keşfedilen ilaçlar plaseboya göre ortalama 4.5 misli read etkili iken, 1980 lerde keşfedilenler 4 mislinden daha az etkili, 1990 larda keşfedilenler plasebodan ancak 2 misli daha etkili bulunmuştur. 2000 lerde keşfedilenlerin ise plaseboya üstünlüğü %36 tesbit edilmiştir. Bu sonuçlara göre eski ilaçlar yeni keşfedilenlere göre çok daha etkili ve yeni ilaçlar neredeyse plasebodan farksız. Artık çıkarı olmayan aklı olan herkes SSRI grubu ilaçların plasebodan bile daha kötü olduğunu, statinlerin kandırmaca olduğunu rahatlıkla görüyor!

Son senelerde keşfedilen fahiş fiyatlarla satılan ilaçların çoğu daha önceki ilaçlardan daha az etkili veya marjinal üstünlük göstermekte. Bu da sağlık harcamalarında büyük artışlara sebep olmakta ve bir çok ülke ilaç maliyetlerini karşılayamaz duruma düşmekte. İlaç firmaları israrla yeni keşfettikleri ilacı daha önce kullanılan ilaçlarla karşılaştırmaktan kaçınmakta, tüm sahtekarlıkları ve hileleri kullanarak ilaçlarının plasebodan üstün olduğunu iddia etmekte ve yine her türlü pazarlama ahlaksızlığı ile ilaçlarını satmaktalar. Bunun en son örneği Çinde yaşanan epidemik rüşvet olayı (bakınız: China gate, ). Yüksek ilaç fiyatlarından etkilenen ülkelerin başında ABD gelmektedir. İlaç fiyatlarının serbest olduğu bu ülkede jenerik ilaçların orijinal ilaçlardan %80-90 ucuz satılmasına rağmen doktorlar çeşitli sebeplerden (!) orijinal ilaçları tercih etmektedirler. 2010 Yılında çıkartılan ‘Obamacare’ diye de adlandırılan The Affordable Care Act (Makul, kabul edilebilir bakım kanunu) gereği ABD de PCORI (Patient Centered Outcomes Research, Hasta Merkezli Çıktı-Sonuç Araştırmalar) kurulmuş ve ayni amaçla kullanılan eski ve yeni ilaçları kafa-kafaya kıyaslamaya başlamıştır. Yapılan ilk araştırmalarda yeni antihipertansif ilaçların eskilere hiç bir üstünlüğü olmadığı, yanlız fiyatlarının çok fazla olduğu ortaya çıktı. İlaç firmaları halen bu projeyi baltalamak için ellerinden geleni yapmakta!

David Healy () , Pharmageddon and Let Them Eat Prozac: The Unhealthy Relationship Between the Pharmaceutical Industry and Depression.), Peter Breggin (, read bilgi youtube da), Irving Kirsch (The Emperor’s New Drugs: Relationship Between the Pharmaceutical Industry and Depression.İmparatorun yeni ilaçları, Kuraldışı yayın, 2012), Marcia Angel gibi antidepressanlar konusunda yüzlerce makale ve kitap yazmış dürüst bilim adamları ilaç firmalarının yolsuzluklarına, halkı ve doktorları kandırmalarına karşı çıktılar ve karşı çıkmaya da devam ediyorlar. Marcia Angel (NEJM eski baş editörü) ‘ilaç firmaları tarafından yayınlanan seçilmiş makaleler genellikle psikoaktif ilaçların kısa süreli çok küçük pozitif etkilerini abartarak yayınlar fakat uzun süreli zararlarını saklarlar… İlaç firmaları ve psikiyatristlerin bir kısmı arasında ciddi çıkar ilişkileri vardır ve her ikisi de mental hastalıkların sınırlarını genişletmek ve read ilaç kullandırmak için çalışmaktadırlar..’. Gerçekten de ‘National Research Center’ 2012 raporuna göre Amerikan vatandaşlarının %46 sı reçeteli ilaç kullanmakta, 18-39 yaş arasındakiler 2 reçeteli ilaç kullanmakta. Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi 2011 raporunda antipsikotikler yaygın bir şekilde çocuklarda anksiyete, dikkat eksikliği, uyku bozukluğu, davranış bozukluğunda ve demans tedavisinde endikasyon dışı kullanılmaktadır (Evidence lacking for widespread use of costly antipsychotic drugs, says researcher, Rosanne Spector, ). Santral sinir sistemi ilaçlarının suiistimalinden psikiyatristler sorumlu tutulmaktadır (Deborah Brauser, Psychiatrists Top List of Big Pharma Payments Again, Medscape, 14 Mart 2013). ProPublica araştırmalarına göre 2009 dan beri 22 doktor ilaç firmalarından o firmaların ilaçlarını ahlaksız bir şekilde pazarlamak için 500.000 bin dolardan fazla bahşiş (!) almakta. Listenin başını psikiyatristler çekmekte, 22 doktorun 12 si psikiyatrist. Örneğin, Nashville Babtist Hastanesi psikiyatri ve iptila tedavisi programı direktörü John Draud, AstraZeneca, Cephalon, Lilly, Forest, Merck, Novartis ve Pfizer’den 1.009.213 dolar almış. New Hampshire’dan psikiyatrist John J Miller AstraZeneca, Forest ve Pfizer’den 669.935 dolar, Kaliforniya Üniversitesinden psikiyatrist Gustavo Alvo Lilly, Merck ve Novartisten663.751 dolar almış. Liste uzayıp gidiyor.. Diğer 10 doktor, algoloji, allerji, kardiyoloji, akciğer, kanser, endokrin ve enfeksiyon uzmanları.

Uzmanlara verdikleri bahşişlerle istedikleri kadar satış yapamayan büyük ilaç firmaları (!) reçete yazan doktorlara da rüşvet dağıtmaya başladı. Bunun örneklerini bir çok kere Türkiyede de gördük ama verilen rüşvetler Türkiyede alanın da verenin de yanına kar kaldı, hepsi örtbas edildi..

Çin’de ise rüşvet ört-bas edilmedi ve suçluların gözlerinin yaşına bakılmadı. (Çindeki rüşvet hikayesi için bakınız ‘CHINA GATE: RÜŞVET+ YOLSUZLUK+ SAHTEKARLIK+ HIRSIZLIK=.... SANAYİİ,’ ). Rüşvet tahkikatkarı devam ettikçe pislikler ortaya çıkmaya başladı. Çin otoritelerine göre rüşvet yanlız ilaç fiyatlarının artmasına değil, ticari rekabetin çarpıtılmasına ve sosyal moral ve professiyonluğun da bozulmasına yol açmaktadır. Çin Ulusal Gelişim ve Reform Komisyonu halen 60 ilaç firmasını özellikle aşırı fiyatlardan dolayı soruşturmaktadır. Soruşturmaya son ilave edilen firma ise BAYERdir.

Soruşturma derinleştirildikçe tutuklamalar artmakta ve read pislik ortaya çıkmakta. Çinli yetkililer GSK çalışanı karı-kocayı (P.Humphrey, İngiliz ve Y.Yingzeng, Amerikalı) tutuklayarak ceza evine gönderdi. İşin enteresan kısmı Yingzeng sahtekarlık uzmanı olup GSK da üst kademe yönetici olarak çalışmakta. İşi uzmanına bırakacaksınız!!!!! Nihayet GSK minareyi çuvala sokamıyor ve suçu kendi elemanlarına atarak, bazı üst kademe yöneticilerin sahtekarlık ve yolsuzluk yaptığını itiraf ediyor… Buna mukabil 2007 den beri 503 doktora 277.600 dolar rüşvet veren (doktor başına 500 dolar!) SANOFİ ise suçlamanın çok ciddi olduğunu, kendilerinin bundan haberleri olmadığını (!!) ileri sürmekte! ‘The Twenty First Century Business Herald’ gazetesine göre NOVARTIS büyük bir Pekin hastanesinde 640.000 yuanlık kanser ilacı yazmayı garanti eden doktorlara 50.000 yuan (8.200 dolar) rüşvet dağıtmış ve bu işlem Novartis çalışanı tarafından ihbar edilmiş. Novartis ise bunun ciddi bir suçlama olduğunu ve araştıracaklarını belirtmiş!!! Bunlar ne biçim firmalar ki, mensupları milyonlarca rüşvet dağıtıyor ve merkezleri bu paraları bilmiyor??? Ama Çinliler bizler gibi bunu yutmuyorlar ()!. Çinli yetkililer GSK nın 700 seyahat acentası eliyle 480 milyon dolar rüşvet dağıttığını kanıtlarlar. Çin sahtekarlık ünitesi başkanı Gao Feng ‘bizim bulgularımıza göre rüşvet GSK aktivitelerinin ana unsuru’ diyerek GSK yı suçlamakta. Wall Street Journal Nisan 2013 te GSK’nın iç yazışmalarını ele geçirir. Bu yazışmalara göre GSK ‘’VASILY’’ isimli projesinde Çinde 48 doktora rüşvet verilerek BOTOX kullanımının artırılmasını önerir. Yine bir firma ihbarcısına göre GSK doktorlara Botox’u medikal kullanım (migren tedavisi dahil) yanında kozmetik olarak kullanmaları karşılığı 249-490 rüşvet verir (). Bu olaylar üzerine GSK Çin CEO su Mark Reilly 27 Haziranda Çinden kaçar ve bir çok GSK mensubu Çin de tutuklanır.

Türkiye de durum nasıl? Başta da söylediğmiz gibi bizde her şey yapanın yanına faiziyle beraber kar kalır. Bazı firmaların doktorlara verdiği rüşvetler tüm detayları ile yazılıp-çizildiği halde ceza alan tek bir ilaç firması, doktor, eczacı, bürokrat, firma yetkilisi tek kuruş ceza almamıştır. Bir süre önce yabancı bir firmanın işe yaramayan antibiyotiği için doktorlara kutu başına 5 TL ödediğini yetkililerden başka duymayan kalmamıştı. Allahtan ilaç işe yaramadı da kendiliğinden promosyondan düştü (!). Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu Edirnede yaptığı konuşmada 2002 yılında 58 TL olan bir antibiyotiğin bu gün 9 TL ye satıldığını, 2002 yılında devlet 650 milyon kutu ilaca 14.5 milyar TL ödenirken, bu gün 1milyar 750 milyon kutu ilaca 14.6 milyar TL ödendiğini büyük bir öğünme ile anlatmakta.

Şimdi soralım.. 2002, 2003, 2004, 2005.. yılarında aklınız nerede idi? Neden 6.5 misli kara ses çıkartmadınız ve vergilerimizi hortumlattınız? Bu gün 9 TL ye satarken de ilaç firmaları kar ediyor ve her türlü promosyonu yapabiliyor, reçetesiz ilaçları için TV lere milyonlar aktarabiliyor… İlaç fiyatlarını düşürdüğünüzü öğünerek anlatırken 10 senede nasıl olupta ilaç kullanımının 2.7 misli arttığını nasıl izah edeceksiniz? Hastalıklar mı artttı? Yoksa ilaç ucuz diye millet keyiften mi ilaç kullanıyor?... İlacı ucuzlattık diye öğüneceğinize ilaç olmayan ilaçları neden geri ödediğinizi kamuoyuna açıklayın!