Gafile Kelâm, Nafile Kelâm

klinik farmakoloji dosyası
Acı İlaç

Gafile Kelâm, Nafile Kelâm

(Çevresinde olup bitenlerle ilgilenmeyen veya ilgilenmek istemeyen kişileri o konuda uyarmak boşunadır. Zira onlar ileriyi görmemekte direnir ve olaylar karşısında gaflet gösterirler. Bu bakımdan kendilerini uyarmak için söylenen sözler hep boşa gider, işe yaramaz)

 
Atalarımız görünen köy kılavuz istemez demişler ve de doğru söylemişler. Senelerdir Türkiye’de büyük bir ilaç israfı olduğunu ve dünyada hiçbir ülkede geri ödenmeyen ilaçların yalnız Türkiye’de devlet tarafından ödendiğini ve senede 2 milyar dolardan fazla ilaçla ilgili ekonomik kaybımız olduğunu söyleyip durduk. Nihayet deniz bitti ve yavaş yavaş geri ödemeye bazıları tarafından biraz çeki düzen verilmek istendi ama kıyametler koptu.

Atalarımız görünen köy kılavuz istemez demişler ve de doğru söylemişler. Senelerdir ’de büyük bir ilaç israfı olduğunu ve dünyada hiçbir ülkede geri ödenmeyen ilaçların yalnız ’de devlet tarafından ödendiğini ve senede 2 milyar dolardan fazla ilaçla ilgili ekonomik kaybımız olduğunu söyleyip durduk. Nihayet deniz bitti ve yavaş yavaş geri ödemeye bazıları tarafından biraz çeki düzen verilmek istendi ama kıyametler koptu.

Milyarlarca dolarlık dünya ilaç harcamalarının yüzde 25’i yolsuzluğa (sahtekarlık, hırsızlık, rüşvet vs.) gitmektedir. DSÖ bu kaybı önlemek için uluslararası “anti-corruption, yolsuzluğa karşı” grubu kurarak üye ülkelerin ilaç harcamalarının şeffaf olmasını sağlamaya çalışmakta.

Bir ilaç ruhsat alımından tüketiciye yani hastaya erişinceye kadar birçok kademelerden geçmekte ve maalesef birçok kademede “corruption” önemli rol oynamakta.

İlacın ruhsat alma aşamasında, fiyatlandırılmasında, prospektüsünde, geri ödeme listesine alınıp alınmamasında, iskontolarda vs…Transperancy International’ın yaptığı araştırmada () bir ülkede her üç ilaçtan iki tanesinin bedelinin yolsuzluğa gittiği görülmüştür… Türkiye’de de Roche davasında neler yapılabileceği açıkca görülmekte…

DSÖ İlaç bölümü yöneticilerinden Dr. H. Zucker, bütün ülkelerin bu soruna öncelik vermelerini ve sağlık için ayrılan kaynakların toplumun sağlığı için kullanılmasını istemekte…

Türkiye’de ise hırsızların yaptıkları yanlarına kar kalmakta ve bunlar üste çıkarak, işbirlikçileri ile beraber doğruyu söyleyenleri mahkeme tehdidi ile susturmaya çalışmaktadırlar….
 
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre soygun değişik kademelerde yapılmakta:

1.      İlaçların ruhsat aşamasında rüşvet vererek yetersiz veya yanlış bilgi ile ilacı ruhsatlandırma

2.      Ruhsat vermekle yetkil kurumların bilinçli olarak ruhsat işlemlerini yavaşlatarak üreticilerden para almaları

3.      Ruhsat komisyonu üyelerinin profesyonel özellikleri ve bilimsellikleri yerine diğer (!) meziyetlerine göre seçilmeleri

4.      Geri ödeme yolsuzlukları

5.      İlaç dağıtım yollları ve hastaneler gibi ilaç kullanım yerlerinde  hırsızlık ve zimmete geçirme

DSÖ’ne göre bu problemlerle başa çıkmada ilk yapılması gereken bunları düzenleyici (regulatory) kurumun güçlendirilmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve etik uygulamaların özendirilmesidir.

Bu konularda seçilecek uzmanların bağımsız olmaları ve ilaç endüstrisi ile organik bağlarının, çıkar ilişkilerinin olmamasıdır. Daha sonra bu uzmanların veya düzenleyici kurumun kararlarının şeffaf ve açık bir biçimde kamuoyuna duyurulmasıdır.

Aksi takdirde bu kuruluşlarda çalışanlar şaibeden kurtulamayacaklardır ve maalesef bir-kaç uygunsuz kişi için tüm kurumlar suçlanacaktır…

Yolsuzluk global sorun olup Türkiye de buna dahildir ve bazı konularda başa güreşmektedir. (30-31 Ekim günlerinde Genevre’de bu konu ile ilgili olarak DSÖ merkezinde bir toplantı yapıldı, acaba Türkiye’den katılan oldu mu???)
 
Dünya bir taraftan yolsuzluklarla uğraşırken (California baş savcısı geçen hafta, Lilly, BMS, Pfizer ve Astra Zeneca’nın Zyprexa, Abilify, Geodon ve Seroquel’in pazarlanmaları ,ile ilgili olarak dava açıyor.

Bizde ise bütün uyarılarımıza rağmen bu ilaçlar demansta geri ödeniyor…(Daha fazla bilgi isteyenler için: California investigates anti-psychotics-(BusinessWeek), California investigates antipsychotic medications-(MarketWatch), Eli Lilly gets subpoena from California Attorney General's Office related to Zyprexa-(MarketWatch))

GSK da titrek bacak sendromuna!!! (restless leg) Parkinson ilacı Requip ile katıldı. Daha önceki yazılarımıza bakan olursa bu sendromunda kadın seksüel bozukluğu veya metabolik sendrom gibi ilaç sanayii tarafından hastaları sömürmek üzere icat edilmiş hastalıklardan birisi olduğu detayları ile hatırlanır….

Sunday Times’a göre işin daha kötü tarafı bu ilacın böyle bir endikasyonu bulunmadığı dönemde doktorlara bunun reklamının yapılması… Böyle tatlı kar olunca Boehringer ve UCB de kendi Parkinson ilaçları için RLS (Restless Leg Sendromu) endikasyonu için müracaatta bulundular. Daha öncede bazı antiepileptikler RLS de kullanılmaya başlamış ve bunların başını da Pfizer çekmişti.

Bakın Dr. J. Braithwaite (Trade Practices Commissioner, ABD) ne diyor: ”Uluslararası rüşvet ve yolsuzluklar, ilaç araştırmalarındaki sahtekarlıklar, emniyetsiz ilaç üretimindeki kriminal gafletler, kanunsuzluk yönünden ilaç endüstrisini diğer endüstrilerden daha kötü bir pozisyona sokmuştur. İlaç endüstrisinde ortak bir suç vardır”... Sektör kendini bu ithamlara karşı nasıl müdafaa ediyor?..Yanıtını hepimiz biliyoruz.???

Şimdi bizim yetkililerimize bir kaç soru soralım (cevap alamayacağımızı bile bile):

1.      Dünyada hangi ülkelerde paranteral meloksikam kullanılmakta ve hangi ülkelerde bunun geri ödemesi yapılmakta? Türkiyede kaç tane romatizma hastası oral yoldan meloksikam kullanamadığı için paranteralini kullanmakta? Yalnız OA, RA ve Ankilozan spondilit ilacı nasıl oluyorda tüm doktorlar tarafından reçete edilebiliyor, buna karşın her doktorun reçete etmesi gereken nimesulid uzman reçetesinde!..Meloksikam’ın herhangi bir ülkede sayın yetkililerimizin icat ettiği akut ağrı sendromu da dahil ağrı endikasyonu olmadığı halde (yalnız OA ve RA’e bağlı ağrılı durumlarda kullanılabilirTürkiye’de akut ağrılarda (!!!!) reçete ediliyor ve analjezik olarak kullanılıyor mu?????..Bu ilacın orijinal firması Sağlık Bakanlığı’na ilaçlarının analjezik olmadığını yazılı olarak bildirmişlermidir????

2.      Başka hangi uzmanlık isteyen sınırlı endikasyondaki romatizma ilaçları tüm doktorlar tarafından reçete ediliyor? (bilenlere hediyemiz var!)

3.      ABD’nde uyuşturucu (schedule IV) de kontrollü satılan hangi ilaç Türkiyede serbest satılıyor? (bir hediyede bunun cevabını bilenlere!)

4.      Türkiye’de tek bir bilimsel dökümanı (in vitro, in vivo veya insan araştırması) olmadan, kafadan yazılmış formülle ruhsat almış, etkisi bilinmeyen ilaç varmıdır?

5.      Daha soralım mı??? Bu soruların cevapları bir taraftan da her yıl 2 milyar doları nasıl çöpe attığımızın yanıtıdır.

 

 E – posta: [email protected]